Uzaktan çalışmaya geçiş, işletmelerin arka ofis uygulamalarını internet üzerinden erişilebilir hale getirmelerini her zamankinden daha acil hale getiriyor. Bu uygulamaların çoğu, tamamen farklı bir güvenlik modeli göz önünde bulundurularak geliştirilmiş olup, yeterli koruma önlemlerine sahip değildir. Ve bunu yapanlar bile, güvenliklerinin sürekli bakımına önemli yatırımlar yapmaları gerekmektedir. Bu zorluklara cevap vermek, küçük işletmeler için ağır bir ek yük olabilir.
En hızlı ve en ekonomik çözümlerden biri, IP adresi tabanlı erişim kısıtlaması şeklinde ek bir koruma katmanı eklemektir. Böylece, tehdit aktörleri uygulamayı keşfedemez ve güvenlik açıklarını araştırmaz. Ancak, dinamik IP adreslerinin kullanıldığı ve kullanıcıların günde birçok kez ağlar arasında geçiş yaptığı modern ortamlarda, bu durum hızla yönetilemez hale gelir.
zenVPN’e girin. zenVPN ile çalışanlar, bir kez ve sonsuza kadar kolayca beyaz listeye eklenebilen tek bir özel IP adresi üzerinden arka uç sistemlerine bağlanabilirler. Bu arada, seyahat edebilir, ağ ve cihaz değiştirebilirler, ancak zenVPN ile kimlik doğrulaması yapabildikleri ve kuruluş tarafından yetkilendirildikleri sürece, arka ofis uygulamalarına erişimlerini koruyacaklardır. Yetkilendirme, statik kalabilen alt düzey sistem yapılandırmalarındaki IP beyaz listelerinden ayrı, kullanışlı bir web arayüzü üzerinden yönetilir.
Bunu, tüm uygulamaları güvenli bir sınır içinde tutmak ve uzaktaki kullanıcıların VPN aracılığıyla erişimine izin vermek gibi geleneksel yaklaşımla karşılaştırın. İkinci durumda, bir kullanıcının cihazının ihlali, saldırganın sınırlar içinde kontrolsüz bir şekilde dolaşmasına izin vereceğinden, tüm ağı savunmasız hale getirir. IP beyaz listeyi (+zenVPN) kullanırken, güvenli sınırlar içinde yalnızca belirli uygulamalara yönelik belirli trafiğe izin verilir, böylece son kullanıcı cihazındaki bir güvenlik ihlali ek saldırı fırsatları yaratmaz.
Güvenlik ve maliyet karşılaştırması
Yukarıda bahsedilen yaklaşımların maliyetlerini, güvenliğini ve kolaylığını karşılaştıralım. İlki, uygulamaları yalnızca kurumsal ağda erişilebilir tutmak ve uzaktaki çalışanların VPN üzerinden erişimine izin vermektir. Buna "Güvenli çevre" diyeceğiz. İkincisi (aşağıda "Düz sıfır güven" olarak anılacaktır), her isteği doğrularken tek tek uygulamaları genel ağ üzerinden açığa çıkarmaktır. Son olarak, aynı yaklaşım ancak zenVPN kullanılarak ek IP tabanlı erişim kısıtlaması eklenmiş hali "Sıfır güven + IP kısıtlaması" olarak adlandırılacaktır.
Grafikteki tek tek öğelerin üzerine fareyi getirerek daha ayrıntılı açıklamaları görebilirsiniz.
Yukarıdaki görselleştirmede gösterildiği gibi, IP adresi tabanlı erişim kısıtlamasını zenVPN ile birlikte kullanmak, uzaktaki çalışanlara arka uç uygulamalarına erişim sağlamak için etkili bir çözüm olabilir. Bu çözüm, makul düzeyde sıkı güvenlik sağlarken, küçük işletmelerin bütçe kısıtlamalarına da kolayca uyum sağlar.
Vaka çalışmaları
zenVPN ile uygulamalarınız için IP tabanlı erişim kontrolü kullanın
Bu şemayı kurmak zenVPN ile çocuk oyuncağı. Sürecin daha teknik kısımları için müşteri destek ekibimiz size yardımcı olacaktır.
1. zenVPN hesabına kaydolun
Bir hesap oluşturun ve bir abonelik planı seçin.
2. Ekip üyelerinizi davet edin
zenVPN hesabınızda bir ekip oluşturun ve iş arkadaşlarınızı e-posta adresleriyle davet edin.
3. Özel bir sunucu tahsis edin
Bir veri merkezi seçin ve özel VPN sunucunuzu çalıştırın. 5 dakika içinde hazır olur.
4. Sistemlerinizde IP tabanlı beyaz liste uygulayın
Uygulamalarınıza erişimi, önceki adımda aldığınız IP adresiyle sınırlandırın. Bunu daha da kolaylaştırmak için birçok popüler platform için eklentiler sunuyoruz.
